Allah kulunu unutur mu, veya insan hangi şartlar içersinde Allah’a kul olduğunu söyleyebilir. Mevla insanı
en
güzel biçimde yaratış ve ona sorumluluk yüklemiş, böylece onu canlıların en önemlisi
kılmıştır. Sizce insan çok önem verdiği bir dostunu unutur mu ne dersiniz? Tabi ki unutmaz, ama ne zamana kadar bu hatırlamalar devam eder diye bir soru da aklımızın bir köşesine takılmaktadır doğal olarak değil mi.
Çok kıymet verdiğiniz bir dostunuzu düşünün ki o sizi artık aramaz ve sormaz bir hal içine girmiştir, siz onu arıyorsunuz, halini soruyorsunuz ki
insanlığın hele de müslümanlığın gereği budur, ancak o sizi ne arıyor nede soruyor, sizin onu aramanız ne kadar devam edecektir. Çok sevdiğim bir
arkadaşım vardı ayrımız gayrimiz asla olmazdı hatta o kadar ki bize ayrılmaz ikili bile diyenler olmuştu, ama zamanla öyle sular
aktı ki aramızdan şimdiler de bir selamı bile zor verip alır hale geldik, bunun için çok üzgün olduğumu belirteyim ancak karşılık bulmayan bir merhaba ne kadar devam eder bunu anlatmaya çalışıyorum.
Evet Mevla kulunu unutmaz, o bizim ayıplarımıza, kusurlarımıza, günahlarımıza bakmadan bizi hatırlayıp rızıklandırandır. Ama bu nereye kadar devam edecektir diye bir soruyu kendimize yöneltmemiz gerekmektedir. Bizi bizden daha çok düşünen Mevla’mız, bize bizden daha yakın olan Rabbimiz dünya ve ahiretin mutluluğunu yakalayabilmemiz için kendisinde hayat bulacağımız düsturların içinde olduğu
o muazzam kitabı aklımıza sunmuştur. Ona sarılan doğruyu ve hakikati bulacak, dünya ve ahiretini kurtaracaktır. ”O Allah’tan korkanlar için bir hidayettir” (Bakara suresi 3) Yani yol göstericidir, tıpkı trafik
lambaları gibi. İnsan Mevla’nın gönderdiği bu kitaba uyarsa doğruyu bulacak, mutluluğa kavuşacaktır. Doğruyu Allah’ın kitabında arayan ve ona uyan kişi de kendisini her zaman
yaratanı ile beraber hissedecek böylece hayatı daha huzurlu olacaktır.
Çünkü koruyucu ve kollayıcı olan Rab ona güven ve huzur verecektir.
Unutmayalım ki biz Allah’a yaklaştığımız sürece o bize daha yakın
olacaktır.
Ama insan ondan uzaklaştığı zaman da Allah’ın korumasından da uzaklaşmış
demektir.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zariyat 56)
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum. Zariyat 57)
Peygamberimiz (s.a.v) söyle buyuruyor:
İnsanların Allah’a en çok yaklaştığı an secdedir.
Bütün insanlar değerlidir, eğer değerini kaybetmezse, Allah’ın emirlerini çiğneyerek nankörlük yapmazsa. Onun için insanlık değeri ancak Allah’a kulluk yapanlar içindir. Ne kadar bu kulluğa değer verirse o kadar Allah katında değer kazanır.
Allah cc insanı sadece Müslüman olduğu için değil yarattığı için rızıklandırmaktadır. Ancak kişi ona inanır ve onun verdiklerinden
dolayı kendisine şükreden bir kul olursa Allah da onu bereketli kılar.
Hani İbrahim, “Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kil. Halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır” demişti. Allah da, “İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir
orası!” demişti. (Bakara 126)
Demek oluyor ki sadece inananlar değil tüm insanlar ve hatta tüm canlılar Allah tarafindan rızıklandırılmaktadırlar. Ancak bu rızıklanmanın da bir sonunun olduğunu ve ondan sonra tüm bu nimetlerden
dolayı insanın hesap vereceğini bildirmektedir. Öyleyse insan Rabbini unutmazsa o da onu iki dünyada da unutmayacaktır.
Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği
şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâ'mızsın. Kâfirler topluluğuna
karşı bize yardim et.” (Bakara suresi 286)
Ne güzel öğretiyor o yardımcı, insana bilmediğini de öğreten cenabı Allah değil mi.
Selam ve dua ile mutlu kalın.
Mehmet Yaşar Ayaz
Leerdam –Hollanda
19-06-2008