Sevgi yumağı



Kıymetli dostlar, bu yazımda evimizde ve eğitimde ki sevgiden bahsetmek istiyorum. Büyükler olarak çocuklarımızla olan iletişimi daha iyi sağlamanın yolu, onlarla daha fazla kontak halinde olmaktan geçer sanırım. Bir kardeşimle konuşurken bana şöyle söylemişti, “akşama kadar dükkanda yoruluyorum, aksam eve gittiğimde odama çekilip gazetemi okuyor haberlere bakıyorum sonrada uyuyorum”. Evet bu kardeşimin yorulması normal, aksama kadar çalışan bir insan elbette yorulacak ve dinlenmeye ihtiyaç hissedecektir, ancak aileden tamamen kopmak, odasına çekilmek ve böylece çocuklarını kendi başına buyruk haline getirmek ne kadar doğru dersiniz. Hayat sadece çalışıp kazanmaktan ibaret midir acaba, yoksa hayatta dikkat etmemiz gereken daha önemli şeylerde varmıdır.

Ben hayata bakisi söyle düşünüyorum, kendisiyle barışık, yani kendisini iyi anlayabilen ve iyi kontrol edebilen, esiyle ve çocuklarıyla barışık, mahalle ve çevresiyle barışık, tüm yaratıklarla barışık insan olmak, yada olmaya gayret göstermek.

Çocuklar üzerinde önemle durmakta fayda var, bizler yarınlarımızı garanti altına alacak olan, yarınlarımızda bizim adimizi ve neslimizi devam ettirecek olan yavrularımıza ne kadar ve nasıl vakit ayırıyoruz, onların dini ve milli eğitimine ne kadar katkı sağlıyoruz. Din adamlarının da bu eğitim alanında ki çalışmaları hangi düzeyde acaba. Camiye bir şekilde gelen yavrularımızı kucaklayabiliyormuyuz onlara olan sevgimizi hissettirebiliyormuyuz, bizi sokakta , cadde de gördüklerinde kaçacak yer mi arıyorlar yoksa bize uzaktan bile olsa el mi sallıyorlar. İnsanların dinden uzaklaşması sadece okumadıklarından değil ayni zamanda yanlış eğitim anlayışından da kaynaklanmaktadır. Yine eğitim sadece ilim ile bitmez, yavrularımız için sosyal yasam da o kadar önemlidir. Onları sosyal yaşamın içine sokmak ise eğitimcilerin işidir. İşte tam burada eğitimciler kendilerine emanet edilen bu yavruları nasıl sosyal hayatin içine sokacaklardır. Emin olunuz ki en önemli unsuru sevgiden geçmektedir, eğer size emanet edilen yavruları severseniz onların gürültüsü bile size zevk verecektir. Bizim yaşımızda olmayan o çocuklarımızdan kendi yaşlarında ki davranışlar beklenmelidir. Hem çocuk deyip hem de büyüklerin yaşında ki davranışları beklemek ve bunun için sıkı önlemler almak yavrularımızın sosyal hayatını kısıtlayacaktır. Sokakta rastladığım yavrularımızla kontak kurmak için çeşitli şekillerde onlara takılmak suretiyle çoklarının camiye geldiğine bizzat şahidim. Sunu söylemeye çalışıyorum eğitimciler sadece dersi veren, sonrada kitaplarını toplayıp giden, yada verdiği ders yapılmayınca bir sürü fırça atarak kendi egolarını tatmin eden insan şeklinden tamamen sıyrılmalıdırlar.

İnsanlara olan yaklaşımımız bizim etrafımızda bir sürü sevenler var edeceği gibi yalnız kalmamıza da sebep olacaktır. Okul yıllarında bir öğretmenimi hatırlıyorum, tamamen artistik hareketlerle bize bir şeyler öğreteceğini sandığı öğretmenimi. Onun eğitim şeklini düşünüyorum ve neden sevgiden bu kadar uzaklarda olduğumuzu daha iyi çözümleme imkanı buluyorum kendimde.

Ayni şekilde bir öğretmenim daha aklıma geldiğinde hala saygı ile elini öpesim gelir. Kendisinden nefret ettirenler ile kendisini sevdirenlerin verdiği ilmin ne kadar sürdüğünü düşünüyorum. Bizi kendi çocukları gibi gören öğretmenimin verdiği her bilgi onun sevgisiyle bu gün bile canlılığını korurken, diğer kırarak dökerek bize bir şeyler öğreteceğini sanan öğretmenimden hiçbir eser kalmadığını müşahade ediyorum bu gün.

Bizler yarınlarda ismimizin hayırla anılmasını istiyorsak önce öğrencilerimiz ile bir sevgi bağı kurmalıyız ve ilim ondan sonra gelmelidir ve buna ailede yardımcı olmalı kendi rolünü üstlenmelidir diye düşünüyorum.

Sevmek hayatı kolaylaştıran ilahi bir yardımdır aslında. O sevgi yumağını kendine yol edinenlere selam olsun.

Sevgi ve muhabbetlerimle…

Mehmet Yaşar Ayaz
Leerdam –Hollanda
21-06-2008