Volkan: yanar dağlardan püsküren alevlerdir, düştüğü yeri yakar.Öyleyse neden bir Müslüman volkan gibi bir yüreğe sahip
olmalı diye aklınıza gelebilir. Unutmayalım ki, her yakıcı madde her düştüğü yeri yakmaz, işte volkan gibi bir yürek de düştüğü yeri yakan değil ,orada :
ibrahim a.s ı yakmayan o ateş gibidir.
Volkan gibi yürekte: hırslar, kinler, nefretler, kıskançlıklar erir, biter. Volkan gibi yürekte: anlaşmazlıklar yok olur, birlikteliklerle mutluluklar canlanıverir.içten yanar o yürek ama, yakmaz asla bir başkasını. Huzurdur çevresine o yürek sahibi insan. Yakarken kainatı karanlık ruhlu insan tipleri, o yürek sahibi sarar tüm benliğiyle çevresindekileri, tıpkı peygamberi
anlayış gibi.
Ve mutluluk vaat eder çevresine, tıpkı sevgi gülleri gibi. Her bir insanin mutluluğu adeta kendi mutluluğuna döner bu yüreğe sahip insanin. Yollar, bağlar, bahçeler onun bu ateşi sevgisiyle güllük gülistanlık olur adeta.
Sevmenin doruğa ulaştığı o nokta insani, her an mutlu etmeğe yeter de artar bile. Bu sevgi, ilahi
kaynaklı olmalı, ilahi kaynaklı olan sevgiye bağlı yürek, tüm bunlara sahip olabilir. Zaten, volkan gibi bir yürek, ilahi
kaynaklı olmazsa çevresine mutluluk yerine , mutsuzluk ve gözyaşı taşır.
Tarihte, ilahi kaynaktan yoksun kuvvetlerin gittiği yerlerde, beraberinde hep göz yaşları olmuştur. Volkan gibi bir yürek derken, ilk bakışta insani ürpertir gibi görünse bile , eğer, aslında ilahilik varsa ,yakmayan , yıkmayan , tam aksine esenlik ve güven veren , mutluluk dağıtan bir garson keşfedilir bunda.
Simdi: ben , sen veya bir başkası, ama kim önce bu yüreğe sahip olmak için çalışacaktır.
Volkanlaşarak kuvvet bulmak, o kuvvetle tüm canlılara can katabilmek arzu ve isteklerimle
Mehmet Yaşar Ayaz
Din Görevlisi
Leerdam Hollanda